Türkçe SBS ATA SÖZÜ – DEYİM - VECİZE – ARGO
ATA SÖZÜ – DEYİM - VECİZE – ARGO
ATASÖZLERİ
Geçmişten günümüze halk arasında söyleyeni belli olmadan yayılıp nesilden nesle taşınan öğüt verici kısa ama anlamları geniş cümlelerdir.
[Atalarımızdan günümüze kadar ulaşan, belirli bir yargı içeren, söyleyeni belli olmayan düz konuşma içinde kullanılan sözlerdir.
[Kalıplaşmış sözlerdir, eşanlamlılarıyla dahi değiştirilemez.
[Kısa ve özlü sözlerdir. Az sözle çok anlam ifade ederler
[Tecrübelere ve gözlemlere dayanırlar, bazen âdet ve gelenekleri ifade ederler
[Çoğu mecazlıdır.
[Anonimdir ve edebî tür özelliği gösterir.
[Genel bir yargı bildirir.
[Öğüt verme amacı taşır.
Abanin kadri yağmurda bilinir. •
Abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz. •
Aç ne yemez, tok ne demez. •
Adama dayanma ölür; duvara dayanma yıkılır. •
Adamın eti yenmez, derisi giyilmez; tatlı dilinden başka nesi var. •
Akıl insanin külahında bir çividir. Ara sıra yumruk yemeden kafanın içine girmez. •
Avcı ne kadar al (hile) bilse, ayı o kadar yol bilir. •
Aza kanaat etmeyen çoğu hiç bulamaz. •
Can çıkmayınca huy çıkmaz. •
Gençlikte para kazan, kocalıkta kur kazan. • Isıracak köpek havlamaz.
İki cambaz bir ipte oynamaz. •
Köpek artığı ile aslan beslenmez •
Sanat, altın bileziktir. •
Şaşkın misafir ev sahibini ağırlar. •
Yılan kendi eğrisini bilmez. Deveye “ boynun eğri”, der.
At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.
Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.
Böyle gelmiş, böyle gider
Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.
Damlaya göl olur.
Dost kazan dost; düşman anadan da doğar.
Eden bulur.
Geniş gününde dar gezen, dar gününde geniş gezer.
Göz görmeyince gönül katlanır.
Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.
Her şey incelikten insan kabalıktan kırılır.
Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.
Üzerine laf düşmedikçe konuşma.
Vakitsiz açılan gül çabuk solar.
DEYİM
Deyim: En az iki kelimeden meydana gelen genelde bu iki kelimeden birinin yada ikisinin mecaz anlamlı olduğu, kavramları karşılayan kelime guruplarıdır.
Deyimlerin özellikleri:
a) Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Sözcüklerin yerleri değiştirilemez, herhangi biri atılamaz, yerlerine başka kelimeler konulamaz.
Meselâ "yüzün ak olsun" yerine "yüzün beyaz olsun" denilemez,
"ocağına incir ağacı dikmek" yerine "ocağına çam ağacı dikmek" denilemez,
"ayıkla pirincin taşını" yerine "ayıkla bulgurun taşını" denilemez,
"dilinin altındaki baklayı çıkar" yerine "dilinin altındaki şekeri çıkar" denilemez,
"tüyleri diken diken ol-" yerine "kılları diken diken ol-" denemez.
Ama istisnalar yok değildir: “baş başa vermek” ve “kafa kafaya vermek” gibi.
Araya başka kelimeler girebilir:
“Başını derde sokmak” Başını son günlerde hep derde soktu.
b) Deyimler kısa ve özlü anlatımlardır. Az sözle çok şey anlatırlar:
“Çam sakızı çoban armağanı”, “dili çözül-”, “dilinde tüy bit-”, “dilini yut-”
c) Deyimler en az iki sözcükten oluşurlar. Bu özellik deyimi mecazdan ayırır.
1. Ya kelime öbeği ya mastar (fiil) şeklinde olurlar:
ağzı açık, kulağı delik,
eli uzun, kaşla göz arasında,
bulanık suda balık avla-, dikiş tutturama-,
can kulağı ile dinle-, köprüleri at-,
pire için yorgan yak-, pişmiş aşa su kat-,
kafayı ye-, aklı alma-,
akıntıya kürek çek-, ağzı kulaklarına var-,
bel bağla-, çenesi düş-,
göze gir-, dara düş-,
2. Ya da cümle şeklinde olurlar ki bunların bir kısmı gerçek olaylara yada öykücüklere dayanır.
Yorgan gitti, kavga bitti.
Dostlar alışverişte görsün,
Çoğu gitti azı kaldı,
Allah bana ben de sana,
Atı alan Üsküdar'ı geçti,
Tut kelin perçeminden,
Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı,
Kızım sana söylüyorum, gelinim sen alın.
Ben diyorum hadımım, o soruyor kaç çocuğun var?,
Ne şiş yansın ne kebap,
d) Deyimler özel anlamlı sözlerdir. Deyimler genel yargı bildirmezler. Deyimler bir kavramı belirtmek için bulunmuş sözlerdir. ( herhangi bir kavramı karşılarlar. Ör: Küplere bin- > Çok kızmak) Öğütte bulunmazlar. Atasözleri ise genel anlamlı sözlerdir. Ders vermek, öğütte bulunmak için ortaya konulmuşlardır. Deyimle atasözünü ayıran en önemli nitelik budur. Meselâ: "İşleyen demir ışıldar" atasözüdür. Çalışmanın önemini anlatmaktadır. Bu yargı dünyanın her yerindeki insan için geçerlidir.
e) Deyimlerin çoğunda kelimeler gerçek anlamından çıkarak mecaz anlam kazanmışlardır.
Çantada keklik, ağzı açık, kulağı delik, abayı yakmak, devede kulak, hapı yutmak, fol yok yumurta yok, hem nalına hem mıhına, ne şiş yansın ne kebap, ben diyorum hadımım, o soruyor kaç çocuğun var?
Bazı deyimler ise gerçek anlamlarından çıkmamışlardır:
Çoğu gitti azı kaldı, ismi var cismi yok, adet yerini bulsun, Allah bana ben de sana, yükte hafif pahada ağır, özrü kabahatinden büyük, dosta düşmana karşı, iyi gün dostu, canı sağ olsun ..
f) Deyimler cümlenin öğesi olabilir, cümlede başka görevler de alabilir:
Üzüntüsünden ağzını bıçak açmıyordu. (Yüklem)
Damarıma basmadan konuşamaz mısın? (Zarf tümleci)
Aslan payı ona düştü. (Özne, isim tamlaması)
O, dik kafalı biridir. (sıfat tamlaması, sıfat)
g) Kafiyeli deyimler de vardır:
Ele verir talkımı, kendi yutar salkımı
h) Anonimdirler. ( kimin söylediği belirli değildir.) kalıplaşmış ve nesilden nesle aktarılarak sözlü yollarla günümüze ulaşmışlardır.
Abur cubur: Vücuda yararlı olup olmadığı düşünülmeden rast gele yenilen öteberi.
Açık alın (alnı açık): utanılacak bir durumu olmayan dürüst insan.
Allak bullak olmak: karma karışık olmak.
Alnının damarı çatlamak: çok uğraşmak.
Arının dikenini görüp baldan el çekmek: bir işin sıkıntısını görüp sağlayacağı yarardan vazgeçmek.
Bağrı yanık: acı ve sıkıntı çekmiş.
Başına çorap örmek: kötülük yapmak için gizli planlar hazırlamak.
Bıçak kemiğe dayanmak: zahmetlerden artık dayanamayacak hale gelmek.
Burnu büyümek: büyüklenmek kibirlenmek.
Burnunun dikine gitmek: kimseyi dinlemeden kendi bildiğini yapmak.
Canı tez: sabırsız.
Çat kapı: beklenmeden aniden.
Çoğu gitti azı kaldı: yapılacak işin önemli bir bölümünün bitmesi.
Çukurunu kazmak: birini dara düşürmek için plan yapmak.
Can pazarı: herkesin kendisini ölüm tehlikesinden uzaklaştırmak için çalıştığı ortam.
Dağdan gelip bağdakini kovmak: dışarıdan gelip yerine konmak , bir iş için hiç uğraşmadığı halde pay almaya çalışmak.
Dağları devirmek: yapılmayacak gibi görünen işleri yerine getirmek.
Dal budak salmak: soy yada dostluk yönünden sayısı artmak.
Dilinde tüy bitmek: tekrar tekrar söylemek.
Dirsek çürütmek: okumak için yıllarca çalışmak.
Ekmeğine yağ sürmek: bir kişinin işine istemeden yarar sağlayacak davranışta bulunmak.
Ekmeğini taştan çıkarmak: en güç işleri yapıp geçimini sağlamak.
Ele avuca sığmamak: taşkın, kural tanımayan davranışlarda bulunmak.
Eli sıkı: kolay para harcamayan , cimri.
Etekleri tutuşmak: telaşlanmak.
ÖZDEYİŞ ( VECİZE – ÖZLÜ SÖZ )
Söyleyeni belli özlü sözlerdir. Birkaç kelime ile derin anlam ifade edebilen cümlelerdir.
Kulaktan kulağa ya da yazılı olarak aktarılan kültüre yerleşmiş sözlerdir.
‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’
M.Kemal Atatürk
‘Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum’
Hz.Ali
‘Dünya’yı isteyen bilime sarılsın,Ahiret’i isteyen bilime sarılsın;hem Dünya’yı ,hem Ahiret’i isteyen yine bilime sarılsın.’
Hz.Muhammed.
‘Aklı olanın aslında hiç kimseye özenmemesi gerekir.’
Goethe
ARGO
Sadece belli bir topluluk ya da meslek tarafından kullanılan küfür olmayan ağır sözcüklerden oluşan dile argo denir.
- Argo, dil içinde bir dil gibidir.
- Külhanbeylerinin anlaşma vasıtası da denebilir. Küfürle karıştırılmamalıdır.
- Argonun varlık sebebi kolay ve çekici anlatımı yakalama isteğidir.
- Şekil ev anlamda ölçüsüzlük ve mübalâğa esastır.
- Bağımsız ve sorumsuz yaşayışın dilidir de denebilir.
- Dışa dönüklük, boşalma, rahatlama argoda sınırsızdır. Her şeye küfür kelimeleri kullanmadan küfredilir. “Canına yandığımın dünyası” gibi.
abdestini vermek: azarlamak
aklına tükürmek: birinin düşüncesini beğenmemek
röntgenci: kadınları gizlice gözetleme alışkanlığı olan erkek
piliç gibi: güzel ve sevimli kız
mektep çocuğu: acemi, toy
zokayı yutmak: aldatılıp zarara sokulmak
yutmak: iyice eksiksiz olarak öğrenmek
arakçı: hırsız
bal kabağı: aptal, beyinsiz
torpil, moruk, çakmak (sınıfta kalmak), asılmak...
![[Resim: imza.gif]](http://www.sbsarsivi.com/Forum/images/imza.gif)
Foruma Nasıl Dosya Eklerim Diyorsanız Sevgili Ziyaretçimiz Linkleri Görebilmek İçin Lütfen Sadece 1 Dakikanızı Ayırıp BURADAN Üye Olunuz.
Takdir ettiğiniz site üyelerimize bu resme tıklayarak REP puanı vermeyi unutmayınız...
|